28 Şubat Basın Açıklaması
28 Şubat; Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak kazınmış, demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine vurulmuş en ağır darbelerden biridir. Askeri ve sivil alanı seçimle gelmiş meşru hükümete, demokrasi ve hukuka karşı provoke eden cunta ve çetelerin o büyük ihanetini asla unutmayacağız. 28 Şubat Süreci denen karanlık günlerden geriye derin yaralar bırakmış sayısız acı ve utanç var. Bu darbenin amacı meşru hükümeti devirmek, demokratik zemini yok etmek ve siyaset kurumunu statüko ve vesayet ekseninde dizayn etmek olmuştur. Artık kötü bir hatıra olarak aklımızda yer eden o günleri ve yaşatılan o acıları unutmak kendimize ve ülkemize ihanet olacaktır. 28 Şubat sadece merhum Başbakanımız Erbakan’a karşı değil milletimizin bütün değerlerine karşı işlenen ihanetin adıdır. Yeni nesillerin o karanlık süreci ve oradan AK PARTİ ile çıkışı en iyi şekilde öğrenmesi, anlaması, verilen mücadelenin kıymetini görmesi çok önemli. Bu süreçte; başörtüsü taktığı için askeri kurumlara sokulmayan anneler, eğitim hakkı tanınmayan genç kızlarımız, kamu görevinden mahrum bırakılan vatandaşlarımız mağdur edilmiş, zulme uğratılmıştır. Binlerce ticari firma fişlenerek Anadolu sermayesi çökertilmiştir. Hukuk bir avuç cuntanın keyfince yorumlanmış, mahkemeler hukuku hiçe saymış, sayısız insanımız işkenceye maruz bırakılmış, inanç ve düşünce özgürlüğü yok edilmiş, finans sistemi çökertilmiş, neredeyse bütün bankaların içi boşaltılmış, sayısız banka batırılmış, siyaset askıya alınmıştır. Türkiye ne zaman demokrasi çizgisine girse, eşitlik ve adaletin ışığında büyümeye başlasa siyaset kurumu etkisiz hale getirilmeye çalışılmıştır, milli irade vesayet altına alınmıştır. 1960’da, 1971’de, 1980’de, 28 Şubat’ta ve 15 Temmuz’da şer odaklarının yapmaya çalıştığı buydu. ‘Post Modern Darbe’ olarak adlandırılan, insan hak ve özgürlüklerinin postallar altında çiğnendiği, bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat zorbalığının getirdiği baskıcı ve hukuksuz iklimin sonunu getiren aziz milletimizin kararlı duruşu olmuştur. 2002 yılında AK Parti Hükümeti’nin iktidara gelmesiyle birlikte vesayet odaklarına ilk darbe vurulmuş, millet yönetime el koymuştur. 19 yıllık iktidarımız döneminde aynı odaklar AK Parti’ye ve milli iradeye ‘balans ayarı’ vermeye cüret etseler de Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımızın her saldırıyı milletimizle daha çok bütünleşerek göğüslemesi Türkiye’ye el koymak isteyen çetelerin planlarını başlarına yıkmıştır. 28 Şubat sürecinde ‘Muhtar bile olamaz’ denilen, okuduğu bir şiir nedeniyle hapse mahkûm edilen Cumhurbaşkanımızın dirayeti, cesareti ve liderliği, aziz milletimizin üstün gayretiyle ülkemizi bölme ve parçalama girişimlerini etkisiz hale getirilmiş, milletimize de zorbalara boyun eğmeme azmi vermiştir. 15 Temmuz ile darbeler dönemini kapatan Türkiye; demokrasilerde gücünü halktan almayan bir hareketin asla karanlık emellerine kavuşamayacağını göstermiştir. 28 Şubat, 15 Temmuz gibi demokrasi düşmanı darbelerin ülkemizde tekrar vuku bulmaması için bu karanlık dönemleri ve bu darbelerin faillerini hiçbir zaman unutmamalıyız. Yıllar ne kadar geçerse geçsin bazı tarihler asla unutulmaz. Sonradan gelen nesillerin tek arzusu, geçmişte yaşanan üzücü durumların tekrarlanmamasını sağlamaktır. O süreçte mağduriyet yaşayan ve aramızdan ayrılanları rahmetle anıyor, hayatta olanlara uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum. 28 Şubat karanlığını yok eden aziz milletimize sonsuz saygılarımla... Dr. Fatma Betül Sayan KAYA AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sosyal Politikalar Başkanı İstanbul Milletvekili
3 Aralık Dünya Engelliler Günü Mesajı
Ramazan Bayramı Mesajı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
BASIN AÇIKLAMASI
BASIN AÇIKLAMASI